-Anne, benim neden bisikletim yok?
-Senin de olur günü gelince Gülüm.
-Ne zaman gelecek o gün?
-Baban daha çok para kazandığı zaman.
-Neden şimdi daha çok kazanmıyor?
…..
-Neden daha çok kazanmıyooor?
-Akşam gelince babana soralım, tamam mı?
***


-Ellerine sağlık hanımcığım, yemek çok güzel olmuş.
-Afiyet olsun Salim Bey, şifa olsun.
-Çok teşekkür ederim.
-Sağol, kesene ömrüne bereket. Bak kızım sana ne soracak…
-Ne soracakmış benim güzel kızım?
-Şey, neden çok para kazanmıyorsun baba?
-Kazanıyorum ya kızım, daha çok paramız olsa ne olacak?
-Benim de bisikletim olacaktı.
-Hımm, bak bunu düşünmemiştim. Sen bisiklet mi istiyorsun?
-Evet. Ceyda’nın bisikleti var ama bana sürdürmüyor. Benim de bisikletim olsa… Anneme söyledim, günü gelince olur dedi. O gün de senin daha çok para kazanacağın günmüş.
-Bak sen. Demek annen öyle dedi.
-Evet.
-Doğru demiş, güzel kızım. Şimdi kazandığım para bize her ay bu kadar yetiyor. Ama bir yolunu buluruz sana bisiklet almanın.
-Nasıl yani, bana bisiklet alacak mısın?
-Almanın yolu var Selmacığım.
-Nasıl nasıl, evet nasıl alacaksın?
-Bak güzelim, daha küçük, kirası daha ucuz bir eve taşınabiliriz. Kiradan artan parayla da sana taksitle bir bisiklet alabiliriz. Veya, tatilde köye gitmeyiz, şehirde kalırız. Oraya ayırdığımız parayla da sana bisiklet alırız. Bir de ikinci bir iş bulabilirsem oradan kazanacağım parayla da alabiliriz.
-Ama baba…
-Evet yavrum.
-Bu evden çıkmayalım. Ben bu mahalleyi, arkadaşlarımı çok seviyorum. Bu ev zaten küçük, daha küçük evde nasıl yaşanır ki? Hem köye gitmekten de vaz geçemem. Ben dedemi, ninemi göremem o zaman.
-Tamam tamam benim akıllı kızım. Bunlardan vazgeçtim. O zaman ikinci bir iş bulmalıyım.
-Nasıl yani?
-Kızım, biliyorsun ben maaşlı bir memurum. Her ay sonunda aldığım maaşla geçinmiyor muyuz?
-Evet.
-Günlük, haftalık, aylık ve yıllık giderlerimizi aldığım maaşa göre ayarlıyoruz. Buna rağmen bazen yetmediği de oluyor. O zaman da borç alıyoruz bir yerlerden. Bunları sen de biliyorsun değil mi?
-Biliyorum baba. Galiba ben fazla bir şey istedim.
-Hayır yavrum hayır. İstediğin fazla değil. Bir yolunu bulmaya çalışmamız lazım. Değil mi hanım?
-Baban doğru söylüyor yavrum. Bir yolunu bulmalıyız. Ben de çalışayım diyorum ama baban izin vermiyor.
-Ama anne sen hastasın. Nasıl çalışırsın?
-Sen annene bakma kızım. O seni sevdiği için öyle söylüyor. Onun yerine ben çalışacak ikinci bir iş bulurum.
-Babaa! Ben bisikletten vazgeçtim. Bisikletsiz bir sürü arkadaşım var. Ben de onlar gibi bisikletsiz oyunlar oynarım, olur biter. Siz hiç üzülmeyin. Ben vazgeçtim bisikletten.
-?!..
-Niye öyle bakıyorsunuz? Yoksa inanmıyor musunuz? Aaa! Anne, niye ağlıyorsun?